Suudi Arabistan’ın, İran’ın alternatif ticaret yollarını tehdit etme ihtimaline karşı ABD’ye deniz ablukasını kaldırması için baskı yaptığı iddia edildi. The Wall Street Journal’ın haberine göre, ismi belirtilmeyen Suudi yetkililer, Riyad yönetiminin Washington’dan İran ile müzakere masasına geri dönmesini talep ettiğini dile getirdi. Yetkililer, ABD’nin uyguladığı ablukanın İran’ın Babülmendep Boğazı gibi stratejik ticaret yollarını hedef alabileceği konusunda endişelerini ifade ettiler.
Suudi Arabistan’daki enerji yetkilileri, Yemen’deki İran destekli Husilerden Babülmendep Boğazı’ndan geçen gemilere saldırmama taahhüdü aldıklarını öne sürdü. Ancak bu yetkililer, durumun belirsizliğini koruduğunu ve Husilerin daha agresif adımlar atabileceği konusunda uyardı.
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, Trump yönetiminin Körfez’deki müttefikleriyle yakın temas halinde olduğunu belirterek, İran’ın bölgedeki gerilimi artırmaması için çabalarını sürdürdüklerini ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile Pakistan’da yapılan müzakerelerin başarısız olmasının ardından Hürmüz Boğazı’nda abluka sürecini başlatacaklarını duyurmuştu. Bu çerçevede ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran limanlarına giden ve gelen gemilere yönelik deniz ablukasının 13 Nisan itibarıyla uygulanmaya başlandığını açıkladı. Trump ayrıca, İran’a ait gemilerin ABD Deniz Kuvvetleri’ne yaklaşması durumunda “etkisiz hale getirileceğini” belirtmişti.
Tüm bu gelişmelere rağmen diplomasi trafiği tamamen durmadı. Dört farklı kaynağa göre, ABD ve İran heyetlerinin barış görüşmelerini sürdürmek amacıyla bu hafta içinde yeniden İslamabad’da bir araya gelmesi bekleniyor. Yeniden başlayacak olan bu görüşmelerde, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İran’ın nükleer programı ve bölgesel güvenlik konularının ön planda olması öngörülüyor. Türkiye’nin de bu sürecin yeniden başlatılması için devrede olduğu belirtiliyor.
Henüz resmi bir açıklama yapılmamışken, diplomatik kaynaklar görüşmelerin seyrinin önümüzdeki günlerde netleşeceğini aktarıyor. Bölgedeki gelişmeler, uluslararası ilişkiler ve küresel piyasalar açısından dikkatle izleniyor.