Adana’nın Yumurtalık ilçesinde sabah saatlerinde sahili ziyaret edenler, kıyıya vuran denizanalarıyla karşılaşarak şaşkınlık yaşadı. Uzmanlar, bu duruma karşı vatandaşları uyararak “Dokunmayın” tavsiyesinde bulundu. Geçtiğimiz günlerde benzer bir durum, Mersin’de de gözlemlenmişti.
Yumurtalık sahilinde sabah saatlerinden itibaren yoğun şekilde görülen denizanaları, rüzgar ve dalgaların etkisiyle kıyıya sürüklendi. Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, karşılaştıkları bu görüntüler karşısında ne yapacaklarını bilemezken, bazıları cep telefonlarıyla bu anları kaydetti. Denizanalarının, yaz aylarının yaklaşması ve deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla daha sık görülmeye başlandığı belirtildi. Rüzgar yönü ve deniz akıntıları da bu canlıların toplu halde kıyıya ulaşmasında rol oynuyor.
Uzmanlar, denizanalarına doğrudan temas edilmemesi gerektiğini vurguladı. Temas halinde ciltte yanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtilerin ortaya çıkabileceği, bazı türlerin ise daha ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabileceği ifade edildi. Yetkililer, özellikle çocukların denizanalarına yaklaşmamaları konusunda aileleri uyardı.
Mersin’de de son günlerde denizanası yoğunluğunun arttığı dikkat çekiyor. Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Deniz Ayas, bu durumun deniz ekosistemindeki değişimlerin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Ayas, “Bu tablo, iklim değişikliği ve insan baskısının birleşik etkisidir” dedi.
321 kilometre kıyı şeridine sahip Mersin’de, sahil hattında denizanalarının sıklığı dikkat çekiyor. Kıyıya vuran denizanalarının, bölgede etkili olan fırtınaların da etkisiyle sahillere ulaştığı değerlendiriliyor. Kızıldeniz kökenli türler de dahil, denizanalarının kıyı boyunca geniş bir alana yayıldığı gözlemlendi.
Prof. Dr. Deniz Ayas, denizanası yoğunluğunun arkasında ekosistem kaynaklı birçok neden bulunduğunu belirtti. Aşırı balıkçılığın, planktonlarla beslenen pelajik balıkların azalmasına neden olduğunu ve bu durumun denizanalarının popülasyonunu artırdığını ifade etti. Ayas, bu artışın, deniz ekosistemi açısından önemli bir tehdit oluşturduğunu ancak aynı zamanda dikkate alınması gereken bir ekolojik gösterge olduğunu da vurguladı.
Denizanalarının popülasyonundaki artışın nedenleri arasında aşırı balıkçılık ve artan deniz suyu sıcaklıkları ile kirliliğin bulunduğunu aktaran Ayas, “Bu tablo, iklim değişikliğinin ve insan baskısının birleşik etkisidir” şeklinde konuştu.
Ayrıca, denizanlarıyla temas edenlerin derhal deniz suyu ile yıkanması gerektiğine dikkat çeken Ayas, özellikle çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf olan yaşlı bireylerin, bu tür canlıların bulunduğu alanlarda denize girmemeleri gerektiğini önerdi.