Mini felce dikkat!

Beyne giden kanın kısmi ya da tamamen kesilmesi ile 24 saatten kısa süren, kalıcı olmayan belirtilere geçici iskemik atak (geçici felç) deniyor. Sıklıkla bir beyin damarının pıhtı ile tıkanıp, kendiliğinden açılmasıyla belirtiler geçiyor. Mini felçte ise belirtiler geçse de yapılan görüntülemede beyin damarlarında küçük de olsa tıkanıklık görülebiliyor. Her iki durumda da kalıcı felç riskine karşı önlem alınması gerektiğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Yüksel Dede, tüm dünyada ölüm nedenleri arasında 3’üncü sırada yer alan felç, geçici iskemik atak ve mini felçle ilgili şu bilgileri paylaştı:

Dr. Yüksel Dede

FELÇ NEDİR?

Beyin dokusuna ihtiyacı olan enerji ve oksijeni kan damarları sağlamaktadır. Bu kaynağın kesintiye uğraması inme (felç) dediğimiz klinik duruma sebep olur. Beyin damarlarına pıhtı yerleşmesi sonucu bu damarlardaki tıkanıklık ya da damardaki bir çatlamanın kanamaya sebep olması başlıca felç sebepleri arasındadır.

KİMLER RİSK ALTINDA?

Diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, ileri yaş,
felç için risk faktörleridir.

NASIL ANLAŞILIR?

Ani gelişen konuşma bozukluğu, görme bozukluğu, kol ve bacakta güçsüzlük, duyu bozuklukları, denge bozukluğu, ağız köşesinde tek taraflı sarkma gibi bulgular felç belirtisi olabilir.

O AN NE YAPILMALI?

Felçte en önemli şey zamandır. Felç geçirdiğini düşündüğümüz bir yakınımız varsa onu acilen hastaneye ulaştırmamız gerekiyor ki zamanında müdahale edilebilsin. Hastalara ivedilikle beyin görüntülemesi yaparak felç tanısını koyuyor ve ne tip bir felç olduğunu tayin ediyoruz. Tedavi de buna göre değişiyor. (beyin BT (Bilgisayarlı Tomografi) ya da beyin MR’ının (Manyetik Rezonans) yanı sıra beyin damarlarını gösteren BT angiyografi tetkikleri de yapılabiliyor.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Beyin damarı pıhtı ile tıkanmış bir inme hastası olay başladıktan sonraki ilk 4.5 saat içinde hastaneye ulaşırsa, klinik durumu da uygunsa pıhtı çözücü tedaviler verilebiliyor. Bunun yanı sıra yine uygun hastalara Trombektomi denilen girişimsel anjiyografi yoluyla damar içindeki pıhtıya ulaşılıp çıkartılması da söz konusu. Bu işlemlerden sonra da yeni bir felç geçirilmesini önlemek için kan sulandırıcı tedavilere başlanıyor. Gerekirse cerrahi tedavi de yapılabiliyor.

KORUNMAK MÜMKÜN MÜ?

Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların sıkı kontrolü felçten korunmada önem arz ediyor. Hastalıkların tedavisinin yanı sıra yaşam tarzında bazı değişiklikler de yapmak gerekir. Sigarayı bırakmak, düzenli egzersiz yapmak, fazla kiloluysanız kilo vermek, tuz ve alkol tüketimini kısıtlamak, meyve, sebze ve az yağlı süt ürünlerinden zengin ve et, tatlı ve rafine edilmiş tahıllardan fakir bir diyet tüketmek bunlardan bazılarıdır.

FARK ETMEDEN DE FELÇ GEÇİRMEK MÜMKÜN MÜ?

Kısa sürede olup, düzelen felç geçirmek mümkün bu duruma geçici iskemik atak (geçici felç) diyoruz. Bunun dışında bulgu vermeyecek kadar küçük damarların tıkanması sonucu oluşan ve ancak beyin görüntülemesi yaptığımızda saptadığımız mini felç durumu da var. Her iki atak da felce benzer bir durumdur fakat beyinde kalıcı hasara neden olmaz. Beyindeki bir atar damar tıkanıp sonra kendiliğinden açıldığında ortaya çıkar. Beynin bir kısmına giden kan beslemesindeki geçici bir kesintiden kaynaklanır. Kan beslemesindeki kesinti, beyinin etkilenen kısmında oksijen eksikliğine neden olur. Bu, konuşma ve görme bozukluğu gibi felce benzer ani belirtilere ve yüzde, kollarda, bacaklarda uyuşma veya güçsüzlüğe yol açıp, 1 saat içinde düzelebilir. Kalıcı bulgulara neden olmasa da bunlar ciddi durumlardır. Çünkü felç geçirme riskinin arttığını gösterir. Bu sessiz inmelerin sürekli tekrarlayarak olması uzun vadede yeti kaybına sebep olabilir.

Tedavi sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

Yaşanan durumun ciddiyetine göre bazı hastalar felç geçirdikten sonra uzun vadeli ve ciddi sorunlar yaşamadan iyileşir. Ancak bazıları önemli beyin fonksiyonlarını kaybedebilir; örneğin konuşamayabilir, yemek yiyemeyebilir veya vücutlarının bir tarafını hareket ettiremeyebilir. Bu durumda alanında uzman kişilerden örneğin, iş uğraşı meslek terapisti, fizyoterapist ve konuşma terapistinden yardım almak gerekecektir. Felç geçirdikten sonra, beslenme sorunları, akciğer ya da idrar yolu enfeksiyonları, yatak yaraları gibi başka tıbbi sorunların ortaya çıkma riski de artar. Bu açıdan sürekli tıbbi bakım ve kontrol gerekebilir. Felç geçiren hastanın tekrar aynı durumu yaşamaması, kalan sağlıklı beyin dokusunu korumak için almamız gereken tıbbi önlemler de mevcut.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir