CDS’ler Gerilerken, Türkiye’nin Kredi Notu Düşük Seyrini Sürdürüyor

28 Mayıs seçimlerinin ardından yeni atanan Mehmet Şimşek ve Hafize Gaye Erkan önderliğindeki ekonomi yönetimi, daha göreve geldikleri ilk günden itibaren “rasyonel zemine dönüş” vurgusu yaparak bu doğrultuda karar alacaklarını belirtmişlerdi. Yapılan “rasyonel zemin” vurgusunun ardından ise vergi artırımları, bazı göreceli kamu tasarruf genelgeleri, dış piyasalarda yatırımcı arayışları, kamu bütçesini dengeleme çabaları, döviz kurunun göreceli olarak serbest bırakılması ve faiz artırımlarına geri dönülmesi gibi bir dizi tedbir alınmıştı.

Bazı kesimlerce yeni ekonomi yönetimi tarafından alınan bu karar, yapısal reformlar içermediği ve hala bazı siyasi kesimin baskıları altında alındığına dair eleştirilere konu olmuştu.

Bütün bu ekonomi bilinmezliğinin ötesinde ise içeride hızla yükselen döviz kuru ve ona eşlik eden Borsa İstanbul ile beraber, enflasyon beklentileri de hem resmi kurumlarca hem de gayri resmi kurumlarca yükseltildi. TCMB 2023 yıl sonunda enflasyonun yüzde 58 seviyesinde olacağı beklentisini paylaşırken, J&PMorgan, Barclays, Fitch gibi kuruluşların ise beklentisi ortalama olarak yüzde 50’nin üzerinde seyrediyor.

Bir diğer yandan da Türkiye’nin 5 yıllık kredi temerrüt risk primi (CDS) ise 700’lü seviyelerden 400’lü seviyelerin neredeyse altına kadar geriledi.

Bazı piyasa aktörleri ve uzmanları tarafından CDS’lerdeki bu gerileme, Türkiye’nin yapısal bir reform yapmamış olması ve ekonomide hala yolunda gitmeyen birçok şey olması sebebiyle sürdürülebilir değil. Özellikle yatırımcılar CDS’lerdeki sert gerilemenin suni olmadığının ve kalıcı olduğunun uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından da teyit edilmesi gerektiğini söylüyorlar.

Türkiye, Kredi Notundan “Sınıfta Kaldı”

Fitch, Moody’s, S&P gibi uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından ülkelere yönelik verilen kredi notları, özellikle yabancı yatırımcı cephesinde çok fazla önemseniyor. Küresel fonlar genellikle bu kuruluşlar tarafından açıklanan değerlendirmeler sonucu o ülkeye yönelik yatırım hacimlerini artırıyor veya azaltıyorlar. Bir diğer yandan ülkelerin bazı yurtdışı borsalarında borçlanma aracı ihraç edebilmeleri için bu kuruluşlardan olumlu bir kredi notu alması gerekiyor. Bu notlar, özellikle yurtdışı piyasalarda borçlanılan paranın faizi üzerinde de oldukça etkili. Düşük kredi notuna sahip bir ülke, ABD gibi yüksek kredi notuna sahip bir ülkeye nazan daha yüksek faiz oranlarıyla bu piyasalardan borçlanabiliyor.

Bu kuruluşlar AAA seviyesinden CCC ve D seviyesine kadar toplam 18’den fazla ayrı kredi notu ile ülkeleri değerlendirirken, bu kredi notlarının yatırımcılara verdiği sinyaller ise farklı. En yüksek kredi notu olan AAA yatırımcılara güvenle yatırım yapılabilir sinyali verirken, CCC olarak ifade edilen kredi notu ise o ülkenin aşırı spekülatif ve dolayısıyla riskli bir yatırım tercihi olacağını ifade ediyor.

Genel olarak bakıldığında ise Türkiye’ye yönelik kredi notları, CCC olarak belirtilen spekülatif ve riskli tanımının hemen üstünde, genellikle B olarak ifade ediliyor. Bu düzey, yatırım yapılabilir düzeyin oldukça altında bulunurken, tanım olarak da riski ve spekülatif anlamına geliyor.

Kuruluşlar ülkelere yönelik kredi notlarını belirli aralıklara gözden geçiriyorlar. Bu çerçeve de CDS’lerdeki gerilemenin kalıcı olup olmadığına dair bir sinyal olarak, bu kuruluşların gelecek aylarda Türkiye’ye yönelik gerçekleştireceği yeni değerlendirmeler takip edilecek. Fitch, Türkiye’ye yönelik bir sonraki kredi notu değerledirmesini 8 Eylül 2023’te gerçekleştirecek. S&P 29 Eylül 2023’te, Moody’s ise 15 Aralık 2023 tarihinde Türkiye’nin kredi notunu güncelleyecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir